Ana Sayfa / Güzellik / Yüze Yağ Enjeksiyonu Mu Dolgu Mu Tercih Etmeliyim?

Yüze Yağ Enjeksiyonu Mu Dolgu Mu Tercih Etmeliyim?

Hacim kazanmış ve gençleşmiş bir yüze sahip olmak için yüze yağ transferini mi tercih etmelisiniz yoksa dermal filler denilen hyalüronik asit dolgularını mı? Yüz dolgusunda kalıcı maddeler mi yoksa geçici maddeler mi daha güvenli? Yüze yağ enjeksiyonu uygulamasının, yapay dolgu maddelerine göre avantajları ve dezavantajları nelerdir? v.b. sorular kafanızı kurcalıyorsa, gelin mevzuuya derinlemesine bir göz atalım ve yüz dolgusu ile yağ enjeksiyonu işlemlerini iyisiyle kötüsüyle karşılaştıralım.

Yüz Dolgusu İçin Yaş Transferi mi Yoksa Yapay Dolgu Maddesi mi Tercih Etmeliyim?

Aynaya baktığınızda yüzünüzün ciddi şekilde hacmini kaybettiğini ve eskisinde göre çok daha çökük ve zayıf bir suratınızın olduğunu, göz altlarınızın ve yanaklarınızın adeta içinin boşaldığını, bombeli alnınızın dümdüz olduğunu, çenenizin keskin hatlarını kaybettiğini farkediyor ve gördüklerinizden hoşlanmıyorsanız; bu durumu tersine çevirmek, yüzünüze hacim kazandırmak, daha fresh ve dolgun bir yüze sahip olmanın yanı sıra, daha berrak ve parlak bir cilde kavuşmak istiyorsanız, sizi en az 10 yaş geriye getirecek çözümler günümüz şartlarında pek mümkün ve bu nihai amaçla en sık kullanılan yöntemlerden bir tanesi, yüze enjekte edilen geçici yüz dolguları iken bir diğeri cerrahi bir operasyon ile yüze transfer edilme suretiyle kişinin vücudunun bir başka bölgesindeki kendi yağının yüz bölgesinde eksiklik olan kısımlara enjeksiyonu şeklinde gerçekleştirilen yöntemdir.

Peki sizin için hangi yöntem daha doğru? Hangisini tercih etmelisiniz? Birinin, diğerine üstünlüğü ya da dezavantajları nelerdir?

Öncelikli olarak en basit şekliyle anlatacak olursak;

Dermal Yüz Dolgularının Avantaj ve Dezavantajları:

Dermal dolgular ile yapılan yüz dolgusu; ciltteki kolajen üretimini stimule edip hızlandırarak, en derin boşlukları ve kırışıklıkları bile açabilecek yetiye sahip, çoğunlukla hyaluronik acid, poly-L-laktik asit ve kalsiyum hydroxylapatite içeren bir tür yapay dolgu maddesinin uygun iğneler aracılığıyla dakikalar içerisinde cilt altına enjekte edilerek yüzdeki hacim kaybının giderilmesini sağlayan, non-invafiz bir medikal kozmetik işlemidir.

Avantajları;

  • Sonuçları hızlıdır
  • İyileşme süresi yoktur, sosyal hayata çoğu kez derhal dönülebilir
  • Ağrı, morarma, şişme çok az görülür ya da hiç görülmez.

Nihai sonuç bir kaç hafta içerisinde tam oturacak olsa da, hemen işlem sonrasında %60-%70’lere varılan yüz güldürücü sonuçlar alınabilir. Genellikle işlem sırasında ve sonrasında kayda değer bir ağrı, şişme, morarma görülmez. İşlem sonrası sosyal hayata çok kısa süre içerisinde dönülebilir. Sonuç hızlıdır.

Yüz dolgusunun, yağ enjeksiyonuna göre en büyük dezavantajları konusunda da şunları söyleyebiliriz;

  • Maliyetlidir.
  • Dolgu maddesi eriyecektir. Geçici etkilidir. Tekrar gerektirir.
  • Daha alerjiktir.

Dolgu maddeleri zaman içerisinde tamamen eriyip yok olmaktadır. Sonuçlar geçicidir. 6 ay kadar sonra dolgunun etkisi gözle görülür biçimde azalmakta ve ortalama 2 sene içerisinde yüz tamamen eski haline dönmektedir ve ayrıca kaliteli dolgu maddeleri oldukça maliyetlidir, bu sebepten ötürü özellikle hacim kaybı çok olan yüzlerde ve geniş uygulama alanına ihtiyaç duyan hastalarda yüz dolgusu, hem dolgu maddesinin fiyatları sebebiyle hem de ortalama olarak en geç 2 senede bir tekrarlanması gerektiğinden çok daha maliyetli ve zahmetli olacaktır.

Ayrıca hyalüronik asit ya da cilt altına zerk edilen diğer tür maddeler, vücuda dışarıdan giren bir yabancı madde olduğu için kişide alerjiye yol açma riski de çok daha fazladır.

Yüze Yağ Enjeksiyonun Avantaj ve Dezavantajları:

Yüze yağ enjeksiyonu, dermal dolgular ile benzer sonuçlar sağlayan ancak uygulama açısından çok daha karmaşık bir işlemdir. Yüze yağ transferi, yağ graftı ya da yağ enjeksiyonu diye adlandırılan işlem, genel anestezi ya da lokal anestezi + sedasyon altında olmak üzere, genellikle ameliyathane ortamında gerçekleştirilen, cerrahi bir işlemdir. Dışarıdan bir dolgu maddesi yerine, kişinin kendi yağı, vücudunun başka kısmından – çoğu kez karın ya da kalça bölgesi – liposuction yöntemi ile çıkartılarak yüze transfer edilir. Yağ enjeksiyonu yüz dolgusundan farklı olarak tam kapsamlı ve komplike bir ameliyattır. İnvazif bir uygulamadır.

Avantajları;

  • Yüze transfer edilen yağların %20 ila %30’u çok uzun yıllar boyunca kalıcıdır.
  • Kişinin kendi yağı kullanıldığı için alerji riski hiç yok denecek kadar azdır
  • Kişinin kendi yağı kullanıldığı için maliyeti yüz dolgusuna göre çok daha düşüktür.
  • Yüze enjekte edilecek yağın çıkarıldığı bölgede ek işlem yapılarak, vücudun fazla yağlı bir diğer bölgesinde estetik olarak daha iyi bir görüntü yakalama şansını beraberinde getirir.

Yağ enjeksiyonu, dolgu maddelerinin aksine, kalıcı etki gösteren bir uygulamadır. Ameliyat sırasında transfer edilen yağın %70’e yakın bir kısmı, ilk 6 aylık süreç içerisinde tutanamayacak, eriyecek ve ölecektir ancak geriye kalan ve tutunan kısım, yüzünüzün bir parçası haline gelecek ve çok ciddi kilo kaybınız olmadığı sürece bir ömür boyu sizinle kalacaktır.

Hacim vermek için kullanılan madde kendi vücut yağınız olduğu için, geniş bir uygulama alanında onlarca CC yağ kullanmak, bir kaç cc dolgu maddesi kullanmaktan çok daha az maliyetlidir. Üstelik kullanılan yağ zaten vücudunuzdan çıktığı için, uyum sağlamakta zorlanmayacak, büyük ihtimalle hiç bir allerjiye yol açmadan bir parçanız haline gelecektir.

Yüze yağ enjeksiyonu için yağın çıkarıldığı kalça, basen, karın, göbek, sırt, bacak içi gibi bölgelerdeki fazla yağlar da muntazam şekilde alınırsa, ilgili bölgelerde de estetik açıdan hoş bir görüntü bonus olacaktır.

Yağ enjeksiyonun yüz dolgusuna göre en büyük dezavantajları konusunda da şunları söyleyebiliriz;

  • Sonuç kalıcı olduğu için geri dönüşü çok zordur.
  • İyileşme süreci uzun ve zahmetlidir.
  • Ameliyatın getirdiği ek riskleri taşır.

Yüzünüzün doldurulduktan sonraki hacimli ve keskin hatlı halini beğenmemeniz durumunda, geri dönüşü zordur. Ön görüsü yüksek, erime payından sonra kalacak yağı hesaplayabilecek, yağı doğru ve ince şekilde ayrıştırdıktan sonra, doğru teknik ile transfer edecek, çok etkin ve yetkin bir hekimin elinden çıkmayan ameliyatlarda iyileşme sürecinin sonunda dahi nahoş durumlarla karşılaşmak mümkündür. Daha komplike bir işlem ve bir cerrahi uygulama olduğu için anestezinin ve ameliyatın getirdiği standart riskleri taşır.

Yağ enjeksiyonu işlemi, yüz dolgusu gibi, bugün yaptırayım, yarın da makyajımı yapıp gezip dolaşayım diyebileceğiniz, hemen sonuç veren bir işlem değildir. Ameliyat sonrası çok ciddi bir ağrı beklenmemekle beraber,  morluk ve şişlik son derece sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Şişlikler, sizi bir kaç haftadan bir kaç aya kadar sosyal ortamlardan uzak tutmaya yetecek kadar fazla olabilir.

Uyarı: Yüz dolgusu, yağ enjeksiyonuna göre daha basit bir işlem de olsa, uzman bir plastik cerrah ya da dermatolog tarafından yani mutlaka bir hekim tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir uygulamadır. Hem daha estetik hem de daha sağlıklı sonuçlar için, uygulamanızı mutlaka konunun uzmanı bir doktora yaptırdığınızdan emin olunuz.

Bunlara da bakabilirsin!

gıdı eritme yöntemleri

Gıdık Eritme Yöntemleri ve Etkili Gıdı Eritme Egzersizleri

Gıdı sarkması, yer çekiminin, genetiğin, yaşlanmanın ve çeşitli faktörlerin etkisiyle meydana gelebilen bir durumdur. Gıdık …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir